Kuraklık

“Bakarsınız değil mi oğluma, her şeyimiz var Allah’a şükür.
Sizi yoğurtsuz kaymaksız bırakmam. Suyunu verirsiniz değil mi her gün?”

Denizli Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve belediye güzel bir işbirliği ile Demokrasi Meydanının çevresine bölgemizde şehit olanların adını yaşatmak için birer anıt çınar dikmeyi kararlaştırmıştı. Evimiz meydanın en güzel yerindeydi. Olan biten her şeyi görüyor, meydanın bir parçası olarak yaşıyorduk.

Bir pazar günü ağaçların törenle dikimine başlandı. Şehit yakınları tekrar çocuklarına kavuşmanın heyecanı içinde, incecik çınar fidanlarına sımsıkı sarılıp dikim sırasının kendilerine gelmesini bekliyorlardı.

İnsanlar sakin, kedersiz, dalgındı. Meydan olağanüstü sessizdi. Bir kuş kanat çırpsa herkes duyabilirdi. Törene katılmak için çocuklarımla sokağa çıktım. Evimizin hemen önünde elli yaşlarında kasketli, yanık tenli bir köylü bekliyordu. Fidanın köklerinden gözlerini ayırmaksızın nasırlı elleriyle, bir bebeğin parmaklarını okşarcasına ağacın ince dallarını tutuyordu.

“Başınız sağ olsun” dedim.

“Oğlum” dedi.

Çivril’in bir köyündenmiş. Yüzünde herhangi bir keder izi yoktu. Heyecanlıydı biraz. “Burada oturuyoruz. O bizim de oğlumuz” dedim.

Ellerime sarıldı. “Bakarsınız değil mi oğluma, her şeyimiz var Allah’a şükür. Sizi yoğurtsuz kaymaksız bırakmam. Suyunu verirsiniz değil mi her gün?”

Gözyaşlarına boğuldum. Denizli’de bulunduğumuz süre içinde ağacımıza gözümüz gibi baktık.

Atama nedeniyle daha sonra başka bir kente yerleştik. Ailece çınarımızı hep merak ettik. Yıllar sonra hem dostlarımızı hem de çınarımızı görmek için yola koyulduk. Büyük kızım yol boyunca ağacımızı sordu. Demokrasi Meydanı’na girer girmez “Yaşıyor babacığım, ne kadar da büyümüş” diyerek bağırdı.

Ağacımız neredeyse üç insan boyu olmuştu. Dallarında güvercinler, serçe kuşları vardı. Meydandaki küçük anfitiyatroda gençler türkü söylüyordu.

Kızımın ellerini tuttum.

“Çınarımız bizden çok yaşayacak, belki senin torunlarını bile görecek” dedim. “Ama o da bizler gibi ölümlüdür. Şunu hiç unutma yavrum, uzun yaşasa da çınarlar bir gün ölür. Ama bu güzel ülkeyi bize bırakan şehitler ölmez.

Engin ONAY

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*