1. /
  2. Hikaye & Öykü
  3. /
  4. Bir uyum simgesidir gökkuşağı

Bir uyum simgesidir gökkuşağı

27 Ocak 2012

Dünyanın tüm renkleri birgün biraraya toplandılar ve hangi rengin en önemli, en özel olduğunu tartışmaya başladılar.

Yeşil “Elbette en önemli renk benim. Ben yaşamın ve umudun rengiyim. Çimenler, ağaçlar, yapraklar için seçilmişim… Şöyle bir yeryüzüne bakın, her taraf benim rengimle kaplı” dedi.

Mavi hemen atıldı ve “Sen yalnızca yeryüzünün rengisin. Ya ben? Ben hem gökyüzünün hem denizin rengiyim. Gökyüzünün mavisi insanlara huzur verir ve huzur olmadan siz hiçbir işe yaramazsınız” dedi.

Sarı söze girdi ve “Siz dalga mı geçiyorsunuz? Ben bu dünyaya sıcaklık veren rengim… Güneşin rengiyim. Ben olmazsam soğuktan donarsınız hepiniz…” dedi.

Turuncu onun sözünü kesti ve “Ya ben? Ben sağlık ve direncin rengiyim” dedi.

“İnsan yaşamı için gerekli vitaminler hep benim rengimde bulunur… Portakalı, havucu düşünün… Ben pek ortalarda görünen bir renk olmayabilirim ama güneş doğarken ve batarken gökyüzüne o güzel rengi veren de benim unutmayın.”

Kırmızı daha fazla dayanamadı ve “Ben hepinizden üstünüm! Ben kan rengiyim! Kan olmadan yaşam olur mu? Ben tehlike ve cesaretin rengiyim! Savaşın ve ateşin rengiyim! Aşkın ve tutkunun rengiyim! Bensiz bu dünya bomboş olurdu!” dedi.

Mor ayağa kalktı ve “Hepinizden üstün benim… Ben asalet ve gücün rengiyim. Tüm krallar, liderler beni seçmişlerdir… Ben otorite ve bilgeliğin rengiyim, insanlar beni sorgulamaz… Dinler ve itaat ederler” dedi.

Tüm renkler kavga etmeye başladılar. Her biri ötekisini itip kakıyor “En büyük benim” diyordu… Bir an da şimşekler çaktı ve yağmur damlacıkları gökten düşmeye başladı… Tüm renkler neye uğradıklarını şaşırdı, korkuyla birbirlerine sarıldılar… Ve yağmurun sesi duyuldu:

“Bu kavganızın anlamı ne, bu üstünlük çabanız neden? Siz bilmiyor musunuz ki her biriniz farklı bir görev için yaratıldınız, birbirinizden farklısınız ve her biriniz kendinize özelsiniz… Şimdi el ele tutuşun ve bana gelin…”

Renkler bunun üzerine kendilerinden çok utandılar… El ele tutuşup birlikte gökyüzüne havalandılar ve bir yay biçimini aldılar. Yağmur onlara “Bundan böyle” dedi. “Her yağmur yağdığında siz birleşip bir renk cümbüşü durumunda gökyüzünden yeryüzüne uzanacaksınız, ve insanlar sizi gördükçe huzur duyacaklar, güç bulacaklar… İnsanlara yarınlar için umut olacaksınız… Gökyüzünü bir kuşak gibi saracaksınız ve size gökkuşağı diyecekler, anlaştık mı?”

Bu yüzden ne zaman dünyamız yağmurla yıkansa, ardından gökyüzünde gökkuşağı belirir. Biz de gökkuşağındaki o renkler gibi birbirimizden farklıyız ve hepimiz özeliz… Bu farklılığımız ve bu özelliğimiz, bizi çevremizle bir uyum içinde bütünleştiriyor.