1. /
  2. Hikaye & Öykü
  3. /
  4. Eve yürüyüş

Eve yürüyüş

27 Ocak 2012

İspanya’nın güneyinde, Estopana adlı küçük bir kasabada büyüdüm. Onaltı yaşındayken bir sabah babam benden kendisini arabayla 30 kilometre uzaklıktaki bir köye götürmemi istedi. Onu köye bıraktıktan sonra arabayı bakım için yakındaki bir tamirhaneye götürüp bırakmam gerekiyordu. Araba kullanmayı yeni öğrenmiştim ve kullanmak için de pek fırsat çıkmıyordu. Onun için hemen kabul ettim. Babamı hemen köye götürdüm ve öğleden sonra 4′te almaya söz verdim. Sonra arabayı, tamirhaneye bıraktım. Birkaç saat zamanım vardı. Ben de, tamirhanenin yakınındaki bir sinemada bir iki film izlemeye karar verdim. Fakat bu işten o kadar keyif aldım ki, bir iki derken ipin ucu kaçtı. Son filmi izledikten sonra saate baktığımda saatin 6 olduğunu gördüm. İki saat geç kalmıştım.

Film izlediğimi bilse babamın kızacağını biliyordum. Bir daha arabayı kullanmama izin vermezdi. Ona tamirhanede arabanın işinin uzun sürdüğünü söylemeye karar verdim. Buluşacağımız yere vardığım zaman babamın köşede oturduğunu gördüm. Geç kaldığım için özür diledikten sonra ona arabanın işinin uzun sürdüğünü söyledim. Bunun üzerine bana nasıl baktığını unutamam. Babam “Bana yalan söylediğin için çok üzüldüm, Jason” dedi.

“Ne demek istiyorsun, baba? Gerçeği söylüyorum” diye yanıt verdim.

Babam bana tekrar baktı, “Sen geç kalınca, tamirhaneyi aradım ve bir sorun olup olmadığını sordum. Bana senin henüz arabayı almaya gelmediğini söylediler. Yani araba ile ilgili bir sorun olmadığını biliyorum. Birden ne kadar büyük bir suç işlediğimi anladım ve babama gerçeği itiraf ettim. Babam beni üzgün bir biçimde dinledikten sonra “Kızgınım, ama sana değil, kendime. Eğer sen bunca yıldan sonra bana yalan söyleyebiliyorsan demek ki ben iyi bir baba olamamışım. Kendi babasına bile yalan söyleyebilen bir çocuk yetiştirmişim. Eve yürüyerek dönecek, neyi yanlış yaptığımı düşüneceğim” dedi.

Babama “Ama baba, ev 30 kilometre uzakta ve hava karardı. O kadar yolu yürüyemezsin” diye karşı çıktım. Babam ne özür dilemelerime, ne itirazlarıma kulak asmadı. Onu hayal kırıklığına uğratmıştım ve yaşamımın en acı veren derslerinden birini almak üzereydim. Babam tozlu yollarda yürümeye başladı. Ben de arkasından araba ile izliyordum ve durmadan özür diliyor ve arabaya binmesini rica ediyordum. Ama beni duymazdan geliyor ve sessiz, düşünceli, üzgün bir biçimde yürümeye devam ediyordu. Babamı 30 kilometre boyunca 5 kilometre hızla takip ettim.

Babamın hem fiziksel, hem de duygusal olarak bu denli acı çekmesine tanık olmak yaşamımın en üzücü ve acı veren deneyimi olmuştur. Ancak, aynı zamanda en büyük yaşam dersini de bu olaydan aldığımı söylemeliyim. O zamandan buyana hiçbir zaman yalan söylemedim.

Jason Bocarro / Gençlerin Yüreğini Isıtacak Öyküler