Yalnızlığın kolay, çok kolay tedavisi

Yaşamın en büyük yükü, taşıyacak hiçbir yükün olmamasıdır..

İnsanlar kimi zaman, tuhaf şeyler yapıyorlar! Bir adamın, hastaneye kaldırılmasını gerektirecek denli bozuk para yuttuğunu ve bunu bilinçli olarak yaptığını duymuştum. Merak ettim. Bunun ardında kesinlikle bir neden olmalıydı. Ve üstelik bu neden geçerli bir neden olmalıydı. Ne olabilirdi bu?

Bu soru, bozuk para yiyen adamın kendisine sorulduğunda, konu açıklığa kavuştu. Onun yanıtı şöyleydi:

“Hastaneye kaldırıldığım zaman hastabakıcılar, hemşireler ve doktorlardan gördüğüm ilgi ve yakınlık çok hoşuma gidiyor.”

Çoğumuz gibi, o adam da yalnızdı. Ve hastanede gördüğü ilgi ona, yalnızlığını unutturuyordu.

Bir başka yaşlı adam daha tanıyorum. “Yaşamın en büyük yükü nedir?” sorusuna, şöyle yanıt vermişti:

“Taşıyacak hiçbir yükün olmaması…”

Yalnızlığın en etkin tedavisi, kişinin taşıyacak bir yükünün olmasıdır. Yalnız olduklarını bildiğiniz kişileri arada sırada ziyaret edip, onlarla konuşun… Kendileri için birşeyler yapabileceğiniz, size gereksinim duyabilecek kişileri bulup, onların sorunlarını dinleyin… Göreceksiniz, başka kişilerin yükünü taşımaya yardım etmeniz, aslında sizin yükünüzü de hafifletecektir.

Yaşamımızın çeşitli dönemlerinde, hepimiz acı çekmişizdir. Hepimizin, şu ya da bu düzeyde, bir ya da birkaç yenilgi deneyimimiz vardır. İşte o zamanlarda da yalnızızdır.

Kişi yalnızca, yaşlandığında, çevresindekiler birer birer yok olmaya başladığında düşmez yalnızlığın kuyusuna… Bir dost gülüşünün parlaklığına, bir dost elinin sıcaklığına gereksinim duyduğu her an, yalnızlığının ortasındadır kişi.

Çevrenizden bir gülümsemenizi, bir “Merhaba”nızı esirgemeyin… Öyle büyük işler başarıyor ki o bir “Merhaba” ile bir gülümseme…

Kişiyi, bozuk para yutmak zorunda kalmaktan bile kurtarabilirsiniz, çevrenize dağıtacağınız bu kadarcık ilginizle bile…

Steve Goodier

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*