Annenizden mektup var

“Sevgili çocuklarım,

Yaşam göründüğü kadar uzun, korkulduğu kadar kısa değil. Zaman zaten önemli değil. Önemli olan yaşanılanı iyi değerlendirmektir. Yaşadıklarımdan, duyduklarımdan, gördüklerimden kayda değerleri akıl süzgecinden geçirip kendime yaşam prensipleri edindim. Onları size iletmek istiyorum. Ve yararlanmanızı rica ediyorum. Doğal hem de kutsal görev saydığım birer eş ve anne-babasınız. Önce kendinize, sonra çocuğunuza, eşinize, evinize, işinize iyi bakmanız insanlığın gereğidir. Kendinize yapılmasını istemediğiniz hareketi başkasına yapmayın, kendinize söylenmesini istemediğiniz sözü karşınızdakine söylemeyin. Tam aksine, sizin istediğiniz, sevdiğiniz davranışları önce aile bireylerine, akrabalara, sonra iş arkadaşlarınıza, çevrenizdekilere gösterin ve güzel sözler söyleyin ki aynı sözleri duyasınız, aynı davranışları göresiniz. Yaşam bir aynadır. Nasıl bakarsanız öyle görürsünüz, öyle görünürsünüz. Olanaklı olduğu kadar kızmamaya, canınızı sıkmamaya çalışın. “Keskin sirke küpüne zarar verir” sözü aklınıza gelsin, kendinize zarar vermeyin. Canınız sıkılınca bir çay bardağı şekerli su için.

Elinizde bulunan değerlere sahip çıkın. Bunlar çocuğunuz, eşiniz, eviniz ve işinizdir. Onlara küçücük bir zarar gelmesine bile izin vermeyin. Çünkü onlara sahip olmak için çok emek verdiniz, zaman harcadınız, enerji harcadınız, özveride bulundunuz. Yapmak kolay olmadı. Yıkmak kolay ama sonu acıdır. Yabancılara hiç kulak vermeyin. Sizi, sizden ve yakınlarınızdan daha çok düşünen tek bir yabancı bulunamaz. Toplum içinde yapamayacağınız, başkasının duymasını ve görmesini istemeyeceğiniz davranışları yalnız kaldığınızda da yapmayın ki kalbiniz rahat etsin. Vicdanınız sızlamasın. Hiçbir şey saklı kalmaz zaten. İnsanların yüzüne söylemeyeceğiniz sözü arkasından da söylemeyin. İçinde bulunduğunuz ortamın, olanakların, varlıkların tadını çıkarın. Eşinizden, çocuğunuzdan, evinizden, işinizden tat almaya bakın. İyi yanlarını görmeye çalışın. Mutluluk budur. Mutluluk çocuklarla yarım saat oynamaktır. Şimdi yapın. Zaman çabuk geçiyor. Büyüyünce evde bulamazsınız. Onlara, birbirinize, sarılın, kenetlenin, birlik olun. Güven verin birbirinize. Güven verin çocuklarınıza. Bu çok önemlidir. Çünkü ömür boyu etkileyecektir onları. Onları mutluluğa eğitin. “Günaydın”la, “İyi geceler”le, “Hoş geldin”le, “Güle güle” ile iletişimi sağlıklı tutun.

Ve de annelerin, babaların, öğretmenlerin, doktorların sözünü tutun. İyidir diyorsanız, güveniyorsanız.

Ben de öyle yaptım, hiç zararını görmedim. Çok yararı dokundu. Hatta küçüklerimin, siz çocuklarımın sözlerini de tuttum. Çünkü herşeyin en iyisine sahibim diye düşündüm. Aklımla, mantığımla duyguların beni yanıltmasını engelledim. Huzurlu, güvenli, sade ve güzel saydığım yaşamımı sürdürdüm. Bunların en güzeli sizsiniz çocuklarım, sizlersiniz. Sizleri çok seviyorum. Benim için; “İşte yaşam budur” diyorum. Sizler de güzel yaşamınızı, çalışmayı, dinlenmeyi, eğlenmeyi zamanında, yerinde ve yeterince yaparak güzel sürdürün. Sağlıklı, varlıklı, huzurlu güzel günlere. Nice yıllara…”

Ülkü Tahan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir